Bazı insanlar var.
Varlıklarından bile rahatsız oluyorum.
Çünkü çok rahatsız edici bir enerjileri ve dilleri var. Dil öyle mühim bir mesele ki, insanı sevilebilir veya itici kılan en büyük araç. Normalde başlarda tip olarak sempatik gelen birini düşünün. Beraber vakit geçirdikçe diliyle bir yılana veya meleğe dönüşüyor. Dilin imajı inşa ettiği su götürmez bir gerçek.
Onların yanına gittiğinizde asla sizi rahatsız etmeden bırakmazlar. Siz de kusur olarak görünen ne varsa hatta kusur demeyelim eksiklik olur, yoksunluk olur, mutlaka oradan konuşurlar ama bunu yaparken iyi niyetli bir patavatsızlık değil art niyetli bir tavır sergilerler yani bunu bilirsiniz. Bilir ne yaptığını. Siz de anlarsınız. Canını sıkmak, seni aşağı çekmek ister. Söylediği her şeye cevap versen mutlaka yeni bir şeyler bulmaya çalışır, kaale almasan bir zafer kazanmış gibi karşında kurulur. Yanlarından ayrılınca başınız ağrır. Kötü enerjisi her anlamda etkiler.
Sosyal medyada olsa sürekli gönderilerinize storylerinize olumsuz, saçma sapan, kusur arayan yorumlar yapar. Hiç aklınıza gelmeyen şeyleri söyler, görmediklerinizi gözünüze kakar. Mesela arka planda bir örtü kaymışsa, “örtün de kaymış yaaa” yazar. Gülücük atar. Sanki kötü bir şey demiyormuş gibi. Örtüm senin götüne mi girdi hayırdır diyemediğin için onu da nerden gördün yuh filan der geçersin.
Bu insanlar ailemizdeyse vay halimize. Onların halinin düşünemiyorum.
Bunları okuyunca zihnininde derhal biri canlandı değil mi..
Toplanın ondan kurtulma formülünü veriyorum şimdi.
Ben artık bu insanları ghostluyorum. Hiçbir şekilde kaale almıyorum duvar neyse ben de oyum. Sıfır tepkiyle kendi çalıp kendi oynuyor. Kendini bir şey sanıyorsa bırakıyorum sansın. O da zamanla anlıyor benim için önemsiz oldugunu. Çıldırıyor ama ne fayda.
Yok saymak güzel bir silah. Bu tip insanlara karşı kullanın. Her türlü yok sayın. Hiç cevap vermeyin iyi veya kötü ve hayatınızdan gidişini görüp keyfini çıkartın.
Daha sonra bana teşekkür edersiniz.









