
Kendimi bazen çok kötü hissediyorum.
Hayatımda yolunda gitmeyen bazı meseleler var. Bunların ağırlığı beni yoruyor farkındaydım ama zaman zaman hayatla bağlantımı koparıyor, maalesef.
Bu kopuş, değiştiremediğim gerçeklerin ağırlığından kaynaklanıyor. Ne kadar regüle etmeye çalışsam sabretsem de değişmesi gerekenler değişmeyince ben de çöküyorum.
Bir yerin üstüne gereğinden fazla yük koyduğunda zamanla tartamayıp çökmesi gibi…
Depresif hissettiğim zamanlarda durup kendimi ayıklıyorum. Gereksiz yük ettiklerim nelermiş, nelere gereğinden fazla takılmışım, hangi insana çok vakit ayırmışım duygu dünyamda ve buna değmezmiş… Bu ayıklamayı yapmak yani duygusal yüklerden arındırmak kendini, bir ferahlık sağlıyor. Bahara çıkarken kışa girerken dolap temizliği yapmak gibi. Artık giymeyeceklerini, eskiyenleri, küçük gelenleri dağıtma zamanı! Bunu yapmayı bilmiyordum. Öğrendim. Zamanla oldu.
Her duyguma takılmamayı, her içime gelen kötü şeyleri önemsememeyi… Fısıldayıp duran o cadıyı sus be kadın diye terslemeyi….
Hassas ve korkak büyütülmüş insanların yetişkin hayatları sorunlardan ve insanlardan korkarak geçiyor. Onu söyleme, bunu idare et, şuna sus.. Çünkü korkuyorsun ve sorun istemiyorsun. Küsmekten, darılmaktan, insanlardan, kavgalardan, sevilmemekten, dışlanmaktan… Her şeyden tedirgin oluyorsun. Seni en çok tüketen şey acabaların. Bunların çoğu belki asla gerçekleşmeyecek asla gerçek olmayan şeyler. Çoğu şey, KAYGIDAN. Bu korkular asıl seni tüketen.
Bir kere her şeyin berbat olmasını göze alırsan, bir kere batarsan dibe, bir kere sorun çıkartırsan tüm kaygıların yok olur çünkü kehanet gerçek olur.
Yaşamak risklerle dolu ve kötü hissetmek, sevilmemek, dışlanmak, umduğunu bulamamak ve her koşulda daha kötülerini yaşama ihtimalinin olması… Acı ama gerçek ve yaşam bunu içeriyor. O yüzden yaşarken her kötüyü görmemeyi, duymamayı ona maruz kalmamayı öğrenmelisin.
Bazen de bırakmalısın. Sadece kötü hissetmeye, kötü günler geçirmeye izin vermelisin. Bir kere çökmeli o bina, yıkılmalı. Tekrar yenisini inşa edersin çünkü artık ustasın. Oldun sen.
Kendimizi yeteri kadar önemsemeliyiz, ölmeyecek kadar 🙂
Fazla değil.
Her duyguna yoğunlaşmamalısın hayır.
Abla tavsiyesi









